Bir aşk için olmak mı?

Bir aşkta iç olmak mı?

Günümüz ilişkilerine bakarsak, maalesef ikisi de değil, kutsal bilgimiz aşkı, yukarda ki “iç” lerin dışında bir başka manada daha kullanıp yeni fiil türettiler, aşk için “iç etmek “.

Evet aşkı sevgiyi sıradanlaştırıp önce iç edip sonra hiç ettiler.

İlk başladığım cümlelerdeki “iç” aşk ne kadar dış görünüşten etkilenip, hoşlanmaya başlanılsa da aşkın büyüdüğü yer insanın içidir, o beğenilen sevgili ile içimizde bir dünya kurarız, artık hayaller iki kişiliktir, onun sesi içimize yerleşir, yanımızda olmasa da o içimiz de ise geceler iyi, onun sesini duymak için uyandığımız da gün aydındır, kahveyi yalnız içsek te kokusu iki kişiliktir, onun mesajı telefonu anlamlı kılar, onun parfümünün notaları bir şarkıdır.

İşte tüm bunları önce içimiz de yaşarız, daha doğrusu; ruhumuzu hazırlarız aşık olunan kişiye ve bu süreç hem ciddi, hem meşakkatlidir. Maalesef, şimdi ki zaman da bu işler böyle yürümüyor ruhu hazırlamadan, bir aşktan diğerine çabuk koşuyorlar, her şey çabuk yaşanıyor ve çabuk unutuluyor, bir kısmı sadece evliliği bulana kadar şansını zorluyor, bir kısmı hevesini gidermek için ve maalesef aşk gibi kutsal bir emaneti, hiç ediyorlar, bu hızlandırılmış girdapta es kaza olan evlilikleri de görüyoruz, acele ile sevgi sanılan, tak diye başlanılan evlilik tek celsede bitiyor.

Bir insanı çabuk sevip, çabuk vazgeçen, unutan bir kişi evlilik olsa dahi, bu huyunu bırakmaz ondan da çok çabuk vazgeçer. Duygusal ihanet diye bir kavram vardır, bir insan bedensel aldatmasa bile duygusal aldatır, amacına ulaşmak için bir kişi ile başlar, ki bu kadınlarda daha çok evlenmek için oluyor, bizim taraf yani erkeklerin amacı, maalesef daha kötü, ama bundan da kötü olanı bu iki tarafında nihai niyetlerini, ikisinin de bilmesi, cidden sevenleri bunların dışında tutarsak o saf sevgi çok geride kalmıştır, herkesin yüzünde çoklu maske, herkes duygusal ihanet içerisinde.

Bu dönemde; bedenleri geçtik artık duygular bile bakir ve bakire değil, bu tarz kısa vadeli ilişkileri nihai hedef, evlilik için yaşamış olanlar aşk tanrısı Eros’u gömüp kendince evlilik Tanrı’sı yarattılar, ve maalesef o kurumu da iç ettiler, saf ve gerçek aşkları, aşıkları ayrı tutarak bu kirli düzen içinde…

 

 

AŞKSIZ KALIN, TEMİZ KALIN

                                                                                                                                         Tümay Doğuç

                                                                                                                                          İnstagram  :  tumay0626