Yola birlikte çıkan, bir amaç uğruna beraber, aynı istikamette aynı çizgide yürüyendir. Duygusal bir ilişki veya evlilikte bir bakıma yoldaşlıktır ,aynı yahut birbirine benzer duygularla yola çıkılır, mutlu bir yuva kurmak, çocuk sahibi olmak ,aynı yastığa baş koymak gibi .( gerçi bu fiilen kalktı ,şimdi ayrı yastıklar var ,eskiden uzunca ,karyolanın tamamını kaplayacak yastıklar vardı, şimdi başlar ayrıldı, sadece deyimi kaldı.)Yani yoldaşlığın evlilikteki bir diğer adı yârenliktir, ömür bitene kadar ,nohut oda bakla sofa birbirine eşlik etmektir, gerçi şimidikilerin çoğu yârenlik yerine yara yapıyor ,o birlikte diye çıkılan yollar sanki savaş artığı .

Yola çıkarken tarafların ikisi de sütü dökülmüş ama içmek için birbirlerine ikram eden masum kedi, o kadar naif taraflarını gösteriyorlar ki birbirlerine ,iki tarafta içinden ; yahu galiba bana ömrüm boyunca verilmeyen şansın tüm birikilmişiyle şahsıma iadesi galiba gibi düşünüyor. İş biraz ciddiye binipte kesinleşince o sütü dökülmüş kediler ,sütü bozuklara dönüşüyor .

Hepsi için söylemiyorum ama ,bilmem ne otelinin havuz başında düğün yapmak isteyen mi, ( evliliğin kaygan zemini işte o havuzda başlıyor) ev yoksa evlenmem diyen mi( bu da doğrudan satış) işe bazen de aileler karışıyor ,mobilya şu marka olsun ( bu da konuşabilen ahşap !!) ya da mutlaka şu kadar altın takılsın diyenler ( takmaya takmış kişi!!) yârenlik, yoldaşlık mutlu yuva nerde kaldı? Nikah töreninde nikah memurunun ”hastalıkta ve sağlıkta ” diye başlayan konuşmasını sıkılarak dinleyip bir an önce ”evet” diye bağırmak isteyenler ,neye imza attıklarının anlamını bilmedikleri için, yoldaşlığı da sadece aynı yolda yürünülen ”sol” bir kelime sanıyorlar. Onlar için tek gâye ,sadece konuşulsun diye ,adını bile telafuz edemedikleri bol ingilizce karakterli ultra lüks otelde balayına gidip, dünya evine girmek .

Halbuki yoldaşlık; o uzun yolda nelerle karşılaşacağını bilmektir, dar yolları birbirini omuzlayarak geçmektir ,yol çamurluysa bile, birbirinin üstüne sıçratmadan nazikçe yürümektir, başlangıçta kulağa hoş gelen bu kelimeleri maalesef çok az insan evliliğinde uyguluyor. Çünkü; iki taraftan biri ,ya da her ikisi ,bu yolları daha önce başkalarıyla defalarca sevgili kisvesi altında geçmiş oluyor ,yani yoldaşlık değil, sadece yolu aşındırmış oluyor, bu tür insanların yoldaşlığı sadece başlangıçtır ,ilerleyen yolda ve zamanda gayesi tek başına yürümektir yahut; o yolda başka birini bulup yol ayrımına kadar sömürmek ya da sömürülmektir. Bu yoldaşlığın anlamını kavrayamayan evlilik özürlüler ; zamanında her önüne çıkana ,aşkım, hayatım, sevgilim diyerek önce aşk gibi kutsal bir kavramı öldürdüler. Bir kaç ayda bir ,sürüngenlerin deri değiştirmesi gibi sevgili değiştirip, kimyamız uymadı diyerek ( önceden elektrikti ,zamlar bunları da etkiledi zâhir ) sevgiyi katlettiler, sadece toplumda kendilerine evli denilsin diye ,yoldaşlığı ve evliliği ,dışarıda kahvaltı yapmak sanan bu yiyiciler ,sözde! kendileri için çok büyük çınar olan evliliği de , ilk başta hiç renk vermeyip, sonra daldan dala her renge bukelamun misali girerek, çürüttüler. Siz siz olun, yolu saf sevgiye hiç uğramamış, evlenmek için herkese sürünmüş ya da sürtünmüş bu hem zemin kafalılar ile yola çıkmayın ,yoldaşlığın yanından bile geçmeyen bu kişilerle yolda kalıp sürüneceğinize

AŞKSIZ KALIN ,TEMİZ KALIN

Tümay Doğuç

                                                                                                                                               İnstagram  :  tumay0626